Genel Kültür Günlük

Bu Hafta Ne Öğrendim #20


Dünyanın farklı şehirlerinde Youtube’a ait içerik üretim alanları bulunuyormuş. Los Angeles, Londra, Tokyo, New York, Sao Paulo, Berlin, Mumbai ve Paris olmak üzere 8 farklı şehirde bulunan ve Youtube Space olarak adlandırılan bu devasa alanları Youtube’da 10.000 üzerinde abonesi olan kişiler ücretsiz olarak kullanabiliyormuş. Benim de bir ara Youtube kanalı projem vardı, bilen bilir. Tabi 2 video sonunda video çekmeye yetecek kadar boş vaktim olmadığına karar verip Zeplin isimli kanalımı beklemeye almıştım. Yine de bir şeyler düşünüyorum bu aralar.

Her hafta Japonya ile ilgili bir madde ekliyorum sanırım. Özel bir sebebi de yok, denk geliyor. Bu hafta Japonya’da 20 ile 44 yaş arası erkeklerin önde gelen ölüm sebebinin intihar olduğunu öğrendim. İntihar sebepleri ise %65 ile işsizlik, sonrasında depresyon ve sosyal baskılarmış.

Sıtma, şimdiye kadar yaşamış olan tüm insanların yarısının ölüm sebebiymiş. Günümüzde Afrika’da ölen her 100 çocuktan 10’u sıtma sebebiyle ölüyormuş.

İsveç’te kan bağışı yaptığınızda telefonunuza bir teşekkür SMS’i geliyormuş fakat bundan daha güzel olan, verdiğiniz kan biri için kullanıldığında yeniden bir bilgilendirme SMS’i alıyormuşsunuz. Bu bana çok faydalı bir uygulama gibi geldi. Türkiye’de kan veriyorsunuz ama o kanın nerede ve kime ulaştığını hatta ulaşıp ulaşmadığını bile bilmiyorsunuz. Bu uygulama Türkiye’de yapılsa eminim kan bağışında artış sağlanırdı. (Düzeltme: Zaten Türkiye’de aynı uygulama varmış, neden söylemiyorsunuz?)

İngiltere’de kraliyet tahtında 1952’den bu yana Kraliçe Elizabeth oturuyormuş. Kendisi birkaç ay sonra 90 yaşını dolduracak. Prens Charles, garibim, tam 64 senedir taht sırası bekliyormuş. Şimdi taht sırası olayı çok karışık, tam çözemedim. 64 senedir taht bekleyen Charles’ın oğlu, 2. sırada şu an. Buraya kadar her şey normal. Peki 2013 yılında ve 2015 yılında doğmuş olan 2 tane küçücük bebek neden 5. sırada olan ve yine Charles’ın oğlu 1984’lü Harry’nin önünde? Şurada 99 kişilik bir sıra var. Ekmek kuyruğu gibi.

Yukarıda bahsettiğim İngiltere kraliyet taht kuyruğunun 73. sırasında Norveç Kralı Harald bulunuyormuş. Hayır, zaten kralsın be oğlum, beni yazmayın desene.

Geldik haftanın açılımına. IKEA ne demek? Ingvar Kamprad isimli abimiz, adı ve soyadının ilk harfini önce bi koymuş sahip olduğu şirketin adına. Böylece IK hazır. Bunun arkasına doğup büyüdüğü çiftliğin adının (Elmtaryd) ve köyünün adının (Agunnaryd) baş harflerini eklemiş, olmuş sana IKEA. Bu arada IKEA’nın Çin mağazalarında, müşterilerin, etrafa rahatsızlık vermediği sürece koltuklarda uyuması serbestmiş. Fakat dünya genelinde bazı arkadaşların sosyal medya üzerinden büyük IKEA mağazalarında saklambaç etkinliği düzenlemesi ve olayın suyunu çıkartması sonucunda IKEA, kullanım koşullarına, mağazalarda saklambaç oynamak yasaktır ibaresi eklemek zorunda kalmış.

Dünya insanları olarak, günde 1.043.000 ton dışkı üretiyormuşuz. Bu da yaklaşık olarak dışkıdan elde edilmiş 144 tane Eyfel Kulesine tekabül ediyormuş.

Bir su bardağı taze portakal suyu için gereken portakalların yetişmesi için 50 su bardağı suya ihtiyaç varmış. Portakal demişken, uçaklarda kullanılan kara kutular aslında kara değil parlak turuncuymuş. Daha kolay bulunabilmeleri için bu renk seçilmiş. Peki neden kara kutu deniliyor derseniz, bunların ilk çıkan prototipleri siyah metal kutularda saklanıyormuş.

Thomas Edison’un son nefesi, bir deney tüpünün içinde olduğu halde Amerika Detroit’te bulunan Henry Ford Müzesi’nde saklanıyormuş. Edison’un oğlu, yakın arkadaş olduklarını bildiği için, babasının son nefesini Henry Ford’a göndermiş.

Son olarak, bakın burası önemli: Bu blogu takip eden biriyseniz, 3 soruluk bir anketim var, katılmanızı istiyorum. Buraya tıklayarak, sizin buraları okuduğunuzdan haberim olmasını sağlayabilirsiniz. Böylece ben de yazdıklarımın okunduğunu bilerek daha mutlu yazarım. Sevgi ile!

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

2008 yılından bugüne tam 10 yıldır blog yazıyorum. Bilgisayar, hayatımın vazgeçilmez bir parçası. İmkanı olsa kod yazarak hayatını idame ettirmek isteyen, kamuda bilgi işlem sorumlusu olarak çalışan 30 yaşında bir adamım. Evliyim ve 3 yaşında Emir adında bir oğlum var. Bir tanesi lisans, dört tanesi önlisans olmak üzere birbiriyle ilgisiz 5 üniversite bölümünden mezun oldum. Şu anda Açıköğretim Web Tasarımı ve Kodlama bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Diploma biriktirmek için değil, ölmeden önce olabildiğince çok şey hakkında bilgi sahibi olabilmek için okuyorum. PHP, dronlar, fotoğrafçılık, karıncalar ilgi alanlarımdan bazıları. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

11 Yorum

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.