Sinemia ile Daha da Güzelleşen Bayram

Türkiye’de sinema bulunmayan 4 ilden biri olan Iğdır’daki bir köy okulunda 3 yıl süren görevimden sonra nihayet tayinim İstanbul’a çıktı. Çocuklarımdan ayrıldığım için inanılmaz üzgünüm ama İzmirli olarak benim de artık imkânları daha rahat bir şehirde yaşamamın vakti geldi, bunu hak ettim diye düşünüyorum.

Başlıkta yazanla bu anlattıklarımın ne alakası var diye düşünüyor olmalısınız. Merak etmeyin, birazdan çok güzel bağlayacağım; sabırlı olun lütfen. ☺ Öncelikle koca bir haftam tamamen telâşe ile geçti diyebilirim. Uygun nakliyeci ara, evi topla, uçak bileti bul, atandığın yerden ev ara, emlakçılardan kaç, evi yerleştir, elektrik su ve doğal gaz açtır vs derken, yorgunluk ve uykusuzluktan baygınlık geçirecek raddeye bile geldim. En sonunda tüm işlerimi halledip üstüne bir de 2 gün güzelce dinlendikten sonra, nihayet vizyondaki filmlere bakmaya başladım.

Tam da uzun zamandır merak ettiğim ve yolunu gözlediğim 3 film vizyona girmişti: Zootopia, Warcraft ve The Conjuring 2. Hemen yeğenimi arayıp 3 günlük harika bir plan yaptığımı ve her gün sinemaya gidip bir film izleyeceğimizi söyledim. Fakat kendisinin tepkisi oldukça garip oldu. Uzun süren bir sessizlikten sonra yalnızca güldü ve sinema bileti fiyatlarına bakmamı söyledi. Beklediğim sözler bunlar değildi. Şaşkınlıkla, sinema salonlarını tekeli altına alan ve yarım saati geçen reklamları hiç utanmadan seyirciye dayayıveren, hepimizin malumu o sinema salonunun bilet fiyatlarına baktım. Gözlerime inanamadım! 19,90 lira!

İşte şimdi attığım başlığa bağlamamın zamanı geldi! Tam da heyecanla yaptığım planların iptal olmasından dolayı moralim bozulmuşken, Facebook’ta Sinemia diye bir sayfanın reklamını gördüm. “Sınırsız sinema bileti: Sinemia ile sadece 2 bilet fiyatına sınırsızca sinemaya gidebilirsiniz” yazıyordu ve Ramazan Bayramına özel 39 TL’ye üyeliğimi başlatabilirdim. Zamanlama daha harika olamazdı, doğal olarak hemen ilgimi çekti ve kendimi kulübün internet sitesinde buluverdim!

1 yılı aşkın süredir var olan bu kulüpten nasıl haberim olmadı, gerçekten inanılır gibi değil! Ayda 60 lira gibi komik bir ücret ödeyip, istediğin her gün, her seans ve 3 boyutlu ya da 2 boyutlu fark etmeksizin sınırsızca sinemaya gidebiliyorsun. Üstelik ekstra gözlük, IMAX ücreti falan da yok. Şaka gibi!

O kadar hızlı bir şekilde yayılmaya başladı ki, eminim çoğunuz zaten bu müthiş sinema kulübünden haberdarsınızdır. Aranızda benim gibi her şeyden en son haberi olanlar varsa diye, yine de küçük bir bilgi vereceğim. Sinemia’dan yeni haberdar olanlarınız eminim benim yaşadığım ilk şok dalgasını şu an yaşıyordur ve böyle bir şey nasıl mümkün olabilir diye düşünüyordur. Hemen anlatıyorum. Öncelikle Sinemia, sinema ile ilgili bir kulüp diyebiliriz. Davetiye sistemiyle üye kabul eden ve sadece size özel çalışan bir sistem. Hiçbir sinema salonuyla herhangi bir anlaşması yok, sizin de bu sistem ile anlaşmalı sinema salonu aramanıza gerek yok. Dolayısıyla, Türkiye’nin herhangi bir yerindeki herhangi bir sinema salonunda rahatça kullanabilirsiniz.

Nasıl Üye Olurum?

Sinemia’ya üye olma işlemi oldukça basit. Yapmanız gereken tek şey kendi internet sitelerine gitmeniz ve sayfanın sağ üst köşesinde yazan “Davetiye İste” butonuna tıklamanız. Şayet zaten Sinemia üyesi bir arkadaşınız varsa, davetiyeyi kendisinden de isteyebilirsiniz. Böylece arkadaşınız da bir aylık ücretsiz Sinemia üyeliği kazanabilir.

Kısa bir süre sonra gelen davetiye ile dilerseniz Facebook dilerseniz de Linkedin ile giriş yaparak sisteme üye oluyorsunuz ve kaç aylık üyelik istediğinizi seçiyorsunuz. Dilerseniz, deneme amaçlı olarak bir aylık üyelik de seçebilir, “ben sürekli sinemaya giderim, hem de daha uygun olsun” kafasındaysanız 1 yıllık üyelik de alabilirsiniz.

Üyeliğinizi tamamladıktan ve kredi kartı bilgilerinizi girip ödemenizi de yaptıktan sonra, 3 iş günü içinde size özel Sinemia kredi kartınız kapınıza geliyor. Merak etmeyin, ekstra kargo ücreti de ödemiyorsunuz. Yeri gelmişken peşin peşin söyleyeyim de korkmayın, ödediğiniz 2 sinema bileti ücreti dışında herhangi bir ekstra ücret sürprizi yok!

Size özel üyelik kartınıza da kavuştuktan sonra, Sinemia uygulamasını cep telefonunuza indiriyor ve daha önce sisteme üye olurken oluşturduğunuz kullanıcı adı ve şifre ile bu uygulamaya giriş yapıyorsunuz. Üyelik kısmını başarıyla tamamladınız, tebrikler!

Nasıl Kullanırım?

Gelelim işin en eğlenceli ve “bedava” kısmına. 2 boyutlu ya da 3 boyutlu olması fark etmeksizin izlemek istediğiniz filmi seçin, hangi sinema salonunda izlemek istediğinize karar verin ve yola koyulun. Sinema salonuna ulaştığınızda, cep telefonunuza indirdiğiniz uygulamaya giriş yapıp yine aynı uygulama aracılığıyla bulunduğunuz sinema salonunda basit bir check-in yapın. Daha sonra gişeye giderek, herhangi bir açıklamaya gerek olmadan izlemek istediğiniz filmi söyleyin, koltuğunuzu seçin ve normal kredi kartınızı uzatıyormuş gibi, Sinemia üyelik kartınızı verin. Ve işte sinema biletiniz hiçbir ücret ödemeden elinizde!

Ayrıca uygulamada birçok farklı özellik de bulunuyor. Listeler oluşturabiliyor, arkadaşlarınızı, ünlüleri takip edebiliyor listelerini inceleyebiliyorsunuz. Uygulama linkeri ise şu şekilde:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.sinemia.app&hl=tr

https://itunes.apple.com/tr/app/sinemia/id891086316?mt=8

Sinemia’nın güzelliği burada da bitmiyor. Önüme gelen sosyal medya hesaplarından takip edip timeline’ıma düşen sinema haberleri çok hoşuma gittiği için, bir de kendi internet sitelerindeki içeriklere bakayım dedim. Profesyonel sinema siteleri ve Onedio/Ekşişeyler karışımı bilgi dolu harika listelerle karşılaştım. Mesela başrollerinde yaşlı oyuncuların olduğu filmleri listelemişler ki, özellikle Amour olmak üzere yaşlı insanlara odaklanan filmler çok ilgimi çekmiştir. Bir diğer IMDB watchlist’imi doldurmama sebep olan liste ise, yönetmenliğini kadınların yaptığı görsel açıdan dopdolu filmler oldu. Salonun misafirlerle dolup taştığı ve benimse arka odada tıkılıp kaldığım şu sıkıcı bayram günlerinde beni en çok heyecanlandıransa, gelmiş geçmiş en iyi 100 animasyon filmi listesi oldu!

Bu sistemi her kim düşünmüş ve yapmışsa, bir sinemasever olarak kendilerine çok teşekkür ediyorum. Her ne kadar ütopik olsa da darısı konser biletlerinin de başına diyor ve herkese bol filmli, güzel, eğlenceli günler diliyorum!

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:FacebookTwitterWhatsApp
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap