Çok Önemli Bir Adamım Çünkü Blog Yazıyorum

Biliyorum, şu anda bu satırları okuyor olmanızın sebebi bana hayran olmanız. Hepiniz benim sıra dışı hayatımı merak ediyorsunuz. Çünkü beni takip ediyor, yazdıklarımın yalnızca benim kalemimden çıkabilecek harika şeyler olduğunu biliyorsunuz. Bir blog açmak herkesin yapabileceği iş değil. Böyle değerli şeyler yazabilmek de herkese nasip olmaz. Markalar sürekli beni takip ediyor. Mesela, yediğim dondurmayı beğenmezsem, Algida’ya bir tweet atıyorum, hopp, yarım saat sonra evin önüne Algida kamyonu yanaşıp, özür dilemek için buzdolabımı ağzına kadar bademli Magnum’la dolduruyor. Ve inanır mısınız kamyonu bizzat Algida genel müdürü kullanıyor. Bunun gibi şeyler işte. Yazdıklarımla milyonların algısına yön verebiliyorum. Çünkü blog yazarıyım. Çok önemli bir adamım. Bir örnek daha vereyim, gittiğim sinemada bana yer gösteren çocuğa gıcık olduğum için tüm sinema çalışanlarını işten attırabilecek kapasitem var. Hey yavrum hey! Karanlıkta yüzümü seçememiş, benim gibi bir fenomeni tanıyamamış olabilir ama sıradan insanlarla uğraşmayı seviyorum. Bazen sizi blogumu kapatmakla tehdit edebilirim. Buna hakkım var. Çünkü size parayla dahi satın alamayacağınız değerli fikirlerimi ücretsiz sunuyorum. Sıradan bir insan olsaydım çok üzülür, kahrolurdum. Neyse ki blog yazarıyım. Blogum var. Bu arada çok önemli bir adam olduğumu söylemiş miydim?

Yapmayın bunu moruk. Yirmi liraya aldığınız dandik hostunuza, endüstri meslekte okuyan kuzeninizin yardımıyla kurduğunuz kıçı kırık WordPress’iniz ve boşta dursa 2500 yılına kadar kimsenin reglemeye tenezzül etmeyeceği alan adınızla, uluslararası medya patronu havalarına girmeyin.

Evet, blog yazmak gerçekten değerli bir eylem fakat aynı zamanda, internet bağlantısı olan herkesin, istediği an ücretsiz olarak yapmaya başlayabileceği bir eylem. Bu yüzden, sırf yapıldığı için övünülecek bir eylem değil. Ayrıca inanın, blog yazmak sizi sıra dışı bir insan yapmıyor. Biraz acımasızca olarak fakat yazdıklarınız çok küçük bir kitle dışında -ki onların da çoğu yine blog sahibidir- kimsenin umrunda değil.

Blog yazarı olmak, yazdıklarımın okunduğunu bilmek, fikirlerimin karşılığında bazı yorumlar almak benim için mutluluk verici bir durum fakat asla övünülecek bir durum değil. Bu blogun bana senelik maliyeti 24 lira. Yukarıda bahsettiğim, ben almasam 2500 yılına kadar kimsenin reglemeye tenezzül etmeyeceği kelimeler benim isimli alan adının kirası bu. Hostinge para vermiyorum. Bir hosting firması, bir banner ve bir text link karşılığında bu hizmeti bana “ücretsiz” veriyor. Bakın, firma çok önemli bir adam olduğum için değil, Google sıralamasında yükselip daha fazla para kazanmak için yapıyor bunu.

Lütfen artık blog sahibi olmakla övünmeyi ve kendinizi sıra dışı hissetmeyi bırakın ve eğer yapabiliyorsanız güzel bir şeyler yazın da okuyalım.

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:FacebookTwitterWhatsApp
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap

43 Yorum
  • İster istemez üreten,yazan insanlarda ego oluşuyor.Bir rivayete göre deniyor ki “Allah kullarını yaratırken kıskançlığın ve egonun tamamına yakınını aydınlara verdi” denir:)Yazan herkes toplumdan kendini üstün sanıp,o ego oluşuyor.Gerçekten de önemli olan faydalı içerik üretmek isterse hiç kimse okumasın ama faydalı olmak.Güzel eleştiriler için ve tabi güzel yazı için teşekkürler

  • Elinize sağlık, hocam en az iki yıllık takipçinizim ve şu son zamanlara kadar blog sahibi değildim, yazıya katılıyorum tabikide ama sanırım blog yazarlarıyla fazla içli dışlı olmadığım için bu yazıyla özdeşleşen kimse oluşmadı kafamda.

  • Söylediklerine katılıyorum. Makalene mualefet değilim ama farklı bir açıdan olaya yorum katmak da istiyorum.

    BAŞLIK: Ukalalık bir sanattır :)

    Nasıl mı? Cem Yılmaz’ı düşünün mesela. Şimdi birkaç kişi (binlerce kişi) çıkıp ben Cem Yılmaz’ı hiç sevmiyorum diyebilir. Evet bu anlaşılabilir bir durum. Fakat Cem Yılmaz’ın işi bunu gerektiriyor olabilir. Gerektirmiyorsa bile işinden elde ettiği gelir ve sattığı ürüne(şovlarına) olan yoğun ilgiye bakarsak kendisi için asla “başarısız” diyemeyiz. Bence Cem Yılmaz ondaki özgüven patlamasını da seviyorlar. Mütevazı bir kişiliği olsaydı aynı başarıyı elde edebilir miydi acaba? (Ben zannetmiyorum ama yoruma açık tabi)

    Özetlemek gerekirse: Makaledeki “elma” görseli aslında tüm konuyu özetliyor. Elma çöpü olup güzel bir elma olduğunu zannetmek, elma gibi kaprisli olmak gerçekten ukalalıktır. Fakat elma olduğunu bilip çöp gibi davranmak da sahte mütevazılık olsa gerek. Kabul edilebilir ölçüde kendine güveniyor olmak ve bu güveni şova çevirirken olumlu geridönüşler alabilmek bence sakıncalı değil. (Naçizane ve yoruma açık bir yorum) :)

  • Ağzına sağlık hocam on numara bir yazı olmuş. Burak arkadaşımız yeni yetmelerde var demiş ama tam tersi bi kaçtane eski blog sahiplerinde var kendilerini ulaşılamaz hissediyor şehzadeler

  • İyi blog yazarlığı yapanlar var bence onlar kendileriyle övünmeli. Blog yazarlığı kolay iş değil. Zaman ve emek işi herkes yapamaz tabi ki. Özellikle yabancı ingilizce çok iyi bloglar var. Bizden bazıları her işde olduğu gibi oldu bittiye getiriyorlar blog yazarlığı işini ve olmuyor :)

    Emek ve özen veren övünmeli, diğerleri daha çok çalışmalı…

  • Hocam öncelikle çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş, gönülden teşekkür ederim. Bahsettiğiniz gibi bazı blog yazarları var sanki kimsenin yapmadığı , yapamayacağı bir iş yapıyor zanledersin bir şey soruyorum mesela blog yazarına tenezzül edip cevap bile vermiyorlar bazen. Zaten isteyen herkes yapabilir bu işi yeter ki insan istesin , istedikten snra her şeyi yapabilir insan. tekrar gönülden teşekkürler ederim çok güzel yazı olmuş , umarım bundan sonra öyle egosu tavan yapmış blog yazarları olmaz

  • Emeğine sağlık abi. Ben de öyle düşünüyorum. Geçenlerde bir siteye denk geldim. Çocuk webmaster dünyasında nasıl başladığınız (doğal olarak) hakkımda kısmına yazmış. Ama ilk üç kişi başladık, sonra arkadaşlarım beni sattı ben hırs yaptım artık tekim bu dünyada diye Bill Gates’in bile yapmadığı bir havası var. Bu yazıları okuyunca aklıma o geldi. Bir blog sitesine girdiğimde ilk yaptığım şey o site sahibinin hakkındaki yazıyı okumak olur. Sonra yazdıklarına bakarım, ilgimi çeken ve hoşuma giden bir şeyler varsa haftada bir iki kez mutlaka girer okurum. İşte Blog yazarı olmanın bence en güzel yanı bu ki blog yazarları arasında sürekli bir bilgi alışverişi, etkileşim ve takip etme var. En azından birbirimize destek olup bir şeyler öğrenme sürecinde destek oluyoruz.

    İyi Blog’lamalar. :)

  • Şu kapatıp açma şeyinde baya bir rol oynadım ben ama valla bıraktım abi gari yapmıyom öyle şeyler hehe ^^
    Yalnız mail attım kamyon yanaştı, telefon ettim koli geldi meselelerini çok görüyorum ve acayip gıcık oluyorum ben de. Bu nedir yani? Benim aldığım çikolata mesela bozuk çıksa ben neden blog adresim ve ev adresimle birlikte şikayet edeyim ki “BANA BUNUN GÜZELİNDEN BİSÜRÜ YOLLAYIN” der gibi, dimi? Ama insanlar hem görgüsüz hem de çok önemliler kesinlikle, ne diyelim yazı tam olmuş :) Ellerine sağlık. (Valla kapatmıcam bidaha.)

  • Gerçekten mükemmel yorumlamışsın egoları tavan yapmış mahlukları. Özellikle şu aralar moda bloggerlarına sardım. Kapısından bile geçemeyeceği markaların sponsor olmasınada ayrı şaşırıyorum.

  • Aklıma şu sıralar gündemde olan moda bloggerları geldi okumaya başlar başlamaz. Hepsi için demiyorum ama çoğu dediğin gibi abi.

    Birde şu okuyucuların yine başka bloggerlar olması biraz canımı sıkıyor. Diğer ülkelerde böyle değil halbuki herkesin kendi bir kitlesi var. Bizde nedense öyle değil. Anca 40 yıl uğraşırsan belki..

  • Bu kadar önemli bir adamın blogunun altına yorum yapabiliyorum. İşte bu da beni özel kılan detay. Herkes yazamaz bu yorumu. Çünkü ben özel bir adamım.

    Yazdıklarınız bazı kesimler için cuk yerine oturacak ironiler barındırıyor. Tabi anlamak önemli. Elinize sağlık.

  • Yazıdaki egoya sahip olan insanı benzersiz bir iş yapabildiği için tebrik etmek gerekir. Özgün işlere imza atmak kolay bir iş değildir. Öncelikle konu kendi üretimi olmayan bir şey olduğu zaman o işi yapanlar arasından bir sıralamaya girmek zorundadır blog yazarı. Fakat Konusu özgün olursa işin tekeli olduğu için ilk sıralarda kendisi olacaktır. Cem Yılmaz örneği çok klasik olur sanırım.
    Cem Yılmaz’ın milyonlara neleri yutturduğunu biz belki de torunlarımız kitaplarından okur da gülerler. Bazı işler o kadar basit değildir. Biz bile kıçı kırık bir blog için aylarca hem kendisi için hemi de içeriği için zaman harcıyoruz.
    Bu kadar yazdıktan sonra tabi ki özgün blogumun adını yazmadan olmaz sanırım.
    Yarışmacılara başarılar diliyorum, yok ki…

    https://4piyango.blogspot.com.tr/

  • kesinlikle size katılıyorum efenim. internet sitem var şöyle işler yapıyorum böyle işler yapıyorum diye konuşan boş muhabbet dönderen çok insan var benim de etrafımda. Mesela ben oyuncak satıyorum. İşte şöyle zor iş böyle zor iş diyomuyum. Allaha şükrediyorum bugün de yiyecek ekmek bulabildik diye. Ayrıca sizi de siteme beklerim.

  • Bazı zamanlar kalem kılıçtan keskindir derler. İşte o zaman bu yazının yazıldığı zaman. Senin buralarda ne işin var deme. Bugün meraktan Kelimelerbenim’in ilk yazısını okumak için sitede gezinirken gözüme çarptı bu yazı ve okudum :)