Bu Hafta Ne Öğrendim #05

Eniştesini vahşi köpeklere yediren Kuzey Kore’nin ergen ruhlu lideri Kim Jong-un’u tanımayan yoktur. Bu hafta ne öğrendim serisinin 3.sünde Kuzey Kore ile ilgili 1974 yılında İsveç’ten 1000 tane Volvo 144 binek araba aldıklarını ve parasını hala ödemediklerini yazmıştım. Bu adamlarda enteresan bilgi bitmek tükenmek bilmiyor. Şimdi de öğrendim ki bu adamlar Juche takvimi diye bir takvim kullanıyorlarmış. Eski liderleri Kim il-Sung’un doğum tarihi olan 15 Nisan 1912’yi alıp 1 Juche yapmışlar. 1997 yılından beri bu takvimi kullanıyorlar ve miladi 2015 yılı itibari ile onlar 104 yılını yaşıyorlarmış.

Bir fincan kahve içtiğimizde ne kadar su tüketmiş oluruz? Mantıken vereceğimiz cevap yine 1 fincanı geçmeyecektir. Fakat water footprint (su ayakizi), diğer adıyla virtual water (sanal su) kavramı bana bu sorunun cevabının çok daha farklı olduğunu öğretti. Meğer bir fincan kahvenin doğaya su bazında maliyeti, yetiştirme, işleme, paketleme, taşıma gibi aşamalarda kullanılan suyun toplamı göz önüne alındığında tam 140 litre oluyormuş. Türkiye Su Ayakizi raporuna göre Türkiye’de içme ve kullanma amacıyla günlük kişi başına düşen su miktarı 216 litreymiş (TÜİK). Su ayak izi yaklaşımı çerçevesinde sanal su dikkate alındığında ise Türkiye’de bir kişinin günlük doğrudan ve dolaylı su tüketiminin 5.416 litre olduğu görülmekteymiş.

Doğada Kaslan diye bir hayvan türü varmış. Adından da anlaşılacağı üzere kaplan ve aslanın karışımı. Erkek aslanla dişi kaplanın çiftleşmesinden ortaya çıkan melez bir canlıymış. Bizimkiler de hemen kolayına kaçıp kaslan demişler diyecektim ki İngilizce’sinin de farklı olmadığını öğrendim. O da Liger imiş. Yani aslan anlamına gelen Lion ve kaplan demek olan Tiger’ın birleşimi. Kaslanlar ölene kadar büyümeye devam eden canlılarmış. Ağırlıkları 1 tona, boyları ise 6 metreye ulaşabilirmiş. Ayrıca kaslan diye bir türün ortaya çıkmasının sebebi de insanoğluymuş. Normalde yaşam alanları farklı olan aslan ve kaplanlar hayvanat bahçeleri ve sirklerde bir arada yaşayınca bu yasak aşk ortaya çıkmış. Bir de ana babanın tam tersi olduğu Tigon hayvanı var ki ona hiç girmiyorum.

Cenaze törenlerinde cemaatten helallik istenir, bilirsiniz. Zonguldak’ta vefat eden bir adamın cenazesinde bu helallik kendi sesiyle istenmiş. Ölmeden kısa süre önce bir yakınının cep telefonuna bu şekilde video kaydı yapan Hamit Küçük isimli amcamız, cenazesinde bu kaydın çalınmasını istemiş. Öyle de yapmışlar. Mekanı cennet olsun.

15 Siyah, 15 beyaz taşla ve bir zarla oynanan tavlanın aslında bir çeşit takvim olduğunu öğrendim. Tavlada karşılıklı altışar hane 12 ayı, 15 beyaz ve 15 siyah pul ayın 15 gece ve 15 gündüzünü, karşılıklı 12’şer hane de günün 24 saatini temsil ediyormuş. Bir de tavla bilindiği kadarıyla 1400 yıl önce İranlı bir vezir olan Büzur Mehir tarafından 10 günde icat edilmiş.

Kanal D, Star, Show TV gibi kanalların en çok izlenilen saatlerinde, mesela Kanal D’de Pazartesi günü saat 20:0’de yayınlanan Ben Bilmem Eşim Bilir adlı programın reklam arasında yayınlanan 8 saniyelik bir reklamın bedeli 33.600 TL imiş. Saniyesi 4200 liraya geliyor. Bitmek bilmeyen 10 – 15 dakikalık reklamları göz önünde bulundurduğumuzda adamlar paranın gözüne vuruyor aga. Mesela 10 dakika olsun, 600 saniye yapar. Bu da 2.520.000 TL yani eski adıyla 2,5 trilyon yapıyor. Ben de Kim 500 Bin İster yarışmasında kazanılan parayı nasıl ödeyebiliyorlar diyordum kendi kendime.

Şöyle küçük bir hesap yaptım da şu anki maaşımı baz alarak hayatım boyunca kazanacağım paranın tamamıyla Kanal D’de tam 280 saniye (4,6 dakika) reklam verebiliyorum. Tabii önümüzdeki 30 sene su bile içmemek şartıyla.

Bir bu hafta ne öğrendim’in daha sonuna geldik.
Zenginin malının, züğürdün çenesini yormayacağı güzel yarınlar dileğiyle. Hoşçakalın.

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:FacebookTwitterWhatsAppPinterestLinkedIn
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap

9 Yorum
  • Adamların sadece televizyon gelirleri bu ise diğer medya organlarındaki kazançlarını da göz önünde bulundurursak devasa paralar dönüyor demek ki bu işte.

    • Aynen. Özellikle maç yayını ve buna benzer programların olduğu gün ücretler tavan yapıyor diye biliyorum. 10 saniyelik bi’ reklam bile epey yüksek meblağlara yayınlanıyor.

  • Gerçekten şaşırtıcı şeyler. Özellikle tavlanın Türk icadı olduğunu sanıyordum, bu şaşırttı. Eline sağlık

  • reklam işindeki miktarların bu kadar büyük olduğunun farkındayım. Daha önce ben de merak etmiş ve araştırmıştım. Aslında bir anda çok büyük bir kitleye merhaba diyebiliyoruz televizyon ile o nedenle reklam ücretlerini çok da uçuk bulmuyorum. Bakkal Remzi amca değil tabii yine büyük adamlar reklam için TV’yi düşünüyor. Haftaya öğrendiklerini bekliyorum abim ;)

  • Yine farklı ve güzel bilgiler paylaşılmış.
    Ama şu reklam ücretleri benim yapacağım yorumu bana unutturdu resmen. Ne paralar dönüyormuş bizim haberimiz yokmuş. Merak etmiyor değildim bunlar parayı nerden kazanıyor reklamlar bu adamlara ne kadar para bırakır ki diye sürekli kafa yoruyordum ama ben olsam bende bu işi yapardım.

    Serinin devamını bekliyorum.

  • Hep merak ederdim şu kanalların reklam ücretlerini kısmet burada öğrenmekmiş gerçi pek öğrendiğime de mutlu oldum diyemeyeceğim ama adamlar baya bildiğin para basıyorlar. Merak ediyorum bu adamlar nasıl vergi rekortmeni olamıyorlar.