Bu Hafta Ne Öğrendim #07

Keçiboynuzu tohumları asırlar boyunca elmas ölçmek için kullanılmış. Elmaslar keçiboynuzu tohumları kullanılarak tartılıyormuş. Bunun sebebi ise keçiboynuzu tohumlarının her birinin her zaman eşit ağırlıkta olmasıymış. Ayrıca Yunanca’da keçiboynuzu kelimesinin karşılığı keration imiş. Bu da size karat kelimesini çağrıştırmıştır diye düşünüyorum.

Keçiboynuzu Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmış. Bu tohumların 16 tanesi bir dirhem ediyormuş. Dirhem ise yaklaşık 3 gram ağırlığa karşılık geliyormuş. Satıcı iki dirhemlik (32 çekirdek) bir şey satarken lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alanın itibarını gösterirmiş. Şık giyinen, normalin üzerinde şık olan kişilere iki dirhem bir çekirdek denmesi de bundan kaynaklanıyormuş.

Finlandiya‘da trafik kurallarını ihlal edenlere verilen para cezası, ihlali yapan kişinin gelir seviyesine göre kesiliyormuş. Finlandiya’da yaşayan bir iş adamı 60 km hız sınırı olan bir yolda 82 km ile gittiği için 170 bin Euro para cezasına çarptırılmış. Günümüz TL/Euro oranına göre yaklaşık 500 bin Lira ediyor. İşte caydırıcı ceza budur. Bizde ne oluyor? Adam kırmızı ışıkta geçtiği için 189 TL para cezası alıyor. Bunu da 15 gün içinde öderse %25 indirimli ödüyor. Oldum olası bütün ceza indirimlerini geri zekalıların icadı olarak görmüşümdür. Adam suç işliyor, birileri de cezayı hafifletmeye çalışıyor. Adam öldürüyorsun, hakim karşısına takım elbiseyle çıkıyorsun, iyi halden indirim yapılıyor. Neyse ben bir şey demiyorum.

Diyet yapanlar genelde yulaf ezmesi yerler. Ben hep bu yulaf ezmesinin kalori değerinin çok düşük olduğunu düşünüyordum. Fakat pek de düşük değilmiş. 100 gram sade pilav 215 kcal iken aynı miktardaki yulaf ezmesi 370 kcal‘mış. Peki millet neden pilav yemiyor da bu saman gibi şeyi yiyor diye soracak olursanız, şu bilgi sorunuza cevap olabilirmiş: Yulaf ezmesi lif açısından son derece zengin bir gıdaymış. Doyurucuymuş, mideyi şişirirmiş. Pilav ise tam tersiymiş. Kan şekerinde ani oynamalara sebep olup, şurdan bi çikolatalı gofret götürsene diyormuş beynimize. Yalnız diyet yapanlar kusura bakmasın, pilav üstü kuru 1 milyon kalori olsa gene yerim aga.

Sesle yangın söndürülebiliyormuş.
Amerika’da bulunan George Mason Üniversitesi öğrencileri insanlık için oldukça faydalı olacak bu buluşu hayata geçirmişler. Şu videoda izleyebileceğiniz ufak çaplı bir deney yapmışlar. Türkiye’de bolca bulunan Doğan SLX sürücüsü kardeşlerimiz bin watt’lık hoparlörleriyle Dj Akman parçalarında geçen bassların tadını çıkartırken, elin Amerikalısı o basslarla yangın söndürüyor.

Evimizin karşısında Van Gölü, gölün ardında da Süphan Dağı var. Dağ ile evimizin arasında da küçük bir adacık var. Çıplak gözle bakınca da, dürbünle bakınca da o adacık Süphan Dağı ile neredeyse bitişik görünüyor. Şu facebook paylaşımımda bulunan sağ alttaki karede bahsettiğim adayı görebilirsiniz.

Gerçekten öyle mi diye Google Maps’i açıp bakınca dünyanın yuvarlak olduğuna bir kez daha inandım. Şu resimde bizim ev ile Süphan Dağı arasındaki mesafenin 67 kilometre olduğu görünüyor. Şu resimde ise bahsettiğim adacık ile bizim ev arasında 27 kilometre mesafe olduğu görünüyor. Yani dünyanın yuvarlak olması, adacık ile dağ arasında kalan 40 kilometre uzunluğundaki alanı görebilmemizi engelliyor. Bu sebeple 5. katta bulunan ve göle bakan eviniz de olsa, Van Gölü’nün ancak 3’te 1’ini görebiliyor olduğunuzu öğrendim.

İstanbul’daki toplu taşıma araçlarında eskiden saat piline benzeyen akbil kullanılıyordu. Son yıllarda akbilin yerini İstanbul Kart aldı. Diyelim İETT otobüsü ile bir yerden başka bir yere giderken, otobüste çantanızı ya da başka bir eşyanızı unuttunuz. İşte bu durumda hemen en yakın İETT Müdürlüğüne giderseniz, İstanbul Kartınızda kayıtlı olan, kullandığınız son araç bilgisinin tespit edilebiliyor ve o otobüsün hangisi olduğunu bulabiliyormuşsunuz.

Son olarak size bir güzellik yapayım. PTT Kargo ile kitap gönderimi %50 indirimliymiş. Aile içi gönderimlerde de %10 indirim varmış. Yakın zamanda içinde bir adet kitap olan bir kutu gönderecektim. Komple kitap sayılır mı acaba? Bu arada PTT’nin web sitesini ve kampanyalarını kim yönetiyorsa umarım burayı okur. Kendisine bir mesajım var: Hacı, siteye kampanya afişi koymuşsunuz, ayrıntılı bilgi PTT İşyerlerinde demişsiniz. Siz hangi çağda yaşıyorsunuz? Ayrıntılı bilgi internette olur. Öğrenin artık şunu. Neyse, sakinim.

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap

2 Yorum
  • ‘İki dirhem bir çekirdek’ sözünün edebi açıklamasının yanında böylesi tarihi bir açıklama da son derece faydalı oldu ;)

    Türkiye’de her türlü cezaya indirim veya taksit getirilmesini ben de anlayamıyorum; ceza içinde ödül gibi bir şey bu. Korkunç bir cinayet işleyen adama da duruşmalardaki iyi halinden dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis cezası veren bir ülkeyiz.

    Akbille ilgili verdiğin faydalı bilgi için de teşekkürler. Aylık akbil kullanan biri olarak böyle bir şeyin başıma gelmesini hiç istemem.

    Bu arada tam da şu an elimde ofise gitmeden PTT’yle göndereceğim bir kitap tutuyorum. İndirim yapmazlarsa -ki beni kırmazlar- bu yazını delil olarak gösterebilmek için ekran görüntüsünü alıyorum ;)

    Son olarak: Ay’a çıkıp kendi gözlerimle görmeden dünyanın düz olduğuna inanacağım. Van Gölü beni alakadar etmez :D