Bu Hafta Ne Öğrendim #22

Tamam, bu defa bahane yok. Yazamıyorum işte ne yapayım. Yaz geliyor, üzerine iş-güç, Emir Reis ile vakit geçirme, oruçlu kafa, tatil planları, blog sözlük falan derken olmuyor, yazılmıyor. Bugün, bir pazar günü açabildim kontrol panelini. Bir sürü cevaplanmamış ama onaylanmış yorum vardı, önce onları cevapladım. Öyle kibirli bir adam değilim ben. Yazılmış her yoruma cevap vermeye çalışırım ama aynı zamanda da üşengecim işte. O yüzden bir ay önce gelmiş yorumlara bugün cevap verebildim. Asıl konuya gelirsek;

Farklı dilleri konuşan insanların dil farklılığı sebebiyle anlaşamaması, kulak içine takılan küçük bir aparat sayesinde tarih olabilir. Adamın biri Indiegogo‘da bir proje başlatmış ve bu proje için 75.000 USD bağış hedefi belirlemiş. Proje o kadar sevilmiş ki 9.154 kişinin yaptığı bağış miktarı 2 milyon doları geçmiş. Pilot adı verilen bu aparat şimdilik belli başlı dilleri kapsıyor ve kulağınıza taktığınızda karşınızdaki kişinin konuşmasını anlık olarak sizin dilinize çeviriyormuş. Heyecan verici değil mi?

Cyborg ne demek önce onu söyleyeyim: Bedeninde doğal organları dışında işlevsel bir parça olan insana cyborg diyorlarmış. Moon Ribas isimli dansçının Instagram profiline girdiğinizde biyografi kısmında Cyborg Artist yazdığını göreceksiniz. Bu ablamız çok ilginç bir şey yapmış. Koluna titreşimli bir çip taktırmış ve bu çip dünya üzerinde yaşanan her depremde, depremin şiddetiyle doğru orantılı şiddette titriyormuş. Bu dansçı ablamız da bunu bir dans türüne çevirmiş. Sahneye çıkıyor ve dünya üzerinde bir yerlerde deprem olmasını bekliyor. Videoyu izleyin. Gerçekten ilgi çekici.

Galler’de kraliçe arı bir arabanın içinde mahsur kalınca tam 20.000 işçi arı arabayı takip etmiş ve hepsi bir araya gelip arabanın bagaj kapağını kaplamış. Arıların oradan alınması için tam 5 tane kovan ancak yetmiş. Arı deyip geçmiyceksin işte.

arilar_arabayi_kaplamis

Yıllardır internette alay konusu olan çok oturgaçlı götürgeç gibi kavramlar TDK’ya karşı yapılan bir karalama kampanyasından başka bir şey değilmiş. Şimdi sokaktan 10 kişiyi çevirip sorsan çok oturgaçlı götürgeç nedir diye, dokuz tanesi TDK’nın otobüs yerine önerdiği kelime der. Ama öyle değilmiş işte. Delinin biri kuyuya taş atmış hepsi bu. Ayrıca tek kolpa kelime bu değil, bir sürü var. Listeye şuradan bakabilirsiniz. İnsafsızlar, tren için “alttan ittirmeli üstten tüttürmeli çok oturgaçlı getirgeçli götürgeç” diye bir şey uydurmuşlar ki düşman başına.

FunToyzCollector isimli 7 küsür milyon aboneye sahip Youtube kanalı sahibine yılda yaklaşık 11 milyon dolar kazandırıyormuş! Bu kanalda yapılan tek şey Disney oyuncaklarının paketlerini kamera karşısında açmak.  Vay babanın kemiğine!

Sehpa kelimesi İngilizce’den dilimize geçen tripod kelimesiyle aynı anlama geliyormuş. İkisi de üç ayak demek. Sehpa kelimesi Farsça’dan dilimize geçmiş. Pa ayak demek, se ise üç demek. Tavla oynayanlar bilir. Encü-se, severler güzeli genç ise.

Bir yerlerde mutlaka görmüşsünüzdür: “Ey oğul!” diye başlayan ve Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye Nasihati olarak bilinen 700 yıllık bir metin vardır. Benim teyzemin evinde vardı mesela. Başka yerlerde de gördüm. Meğer büyük kolpaymış. O nasihat aslında Tarık Buğra’nın 1983 tarihinde yayınlanan “Osmancık” adlı romanından bir alıntıymış.

12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen darbe sonrasında başkentin futbol takımı olan Ankaragücü’nün birinci ligde olması gerektiğini savunan Kenan Evren, o dönemde ikinci ligde mücadele eden kulübün birinci lige çıkartılması talimatını vermiş. Türkiye Kupası’nı kazanan futbol takımının hangi ligde oynadığına bakılmaksızın birinci lige çıkartılacağına dair kanun düzenlenmiş ve Türkiye Kupasını kazanan Ankaragücü birinci lige çıkmış. Dünyada ne mal adamlar var ya. Sen askersin sana ne futboldan, neye nasıl karar veriyorsun? İnsanoğlu eline güç geçtiğinde afedersiniz işin bokunu çıkarıyor.

Tüm suçların üzerine yüklendiği kişiye neden günah keçisi denildiğini hiç merak ettiniz mi? Ben ettim. Kefaret Günü ayinlerinde Yahudi kavminin günahları simgesel olarak bir erkek keçiye yüklenirmiş. Bu keçi kurayla seçilir ve Azazel adlı kötü ruhu yatıştırmak ve Yahudi kavmini günahlarından arındırmak için Kudüs dışında bir uçurumdan aşağıya atılırmış.

Hayırlı ramazanlar!

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap

25 Yorum