Elveda Dolmuş, Elveda Ayakta Yolculuk!

Mutluyum. Sonunda ilk arabamı aldım. Akşamları ara sıra pencereden bakıyorum bayramlıklarıyla yatan çocuklar gibi, araba yerinde mi diye. Böyle küçük, çocuksu mutluluklar değil mi zaten hayatı yaşanır kılan? Dolmuşlara, belediye otobüslerine, servislere bu kadar alışmışken, ayakta yolculuk etmeyi artık zerre yadırgamazken ve gençlere oturmayı haram kılan teyzelerin “kalk biz oturalım” baskısına karşı bağışıklık kazanmışken bir arabaya sahip olmak insana tarifi mümkün olmayan bir duygu yaşatıyor. Ve 10 yaşında, ikinci el bir araba beni bu kadar mutlu edebildiği için, Allah’a çokça şükrediyorum.

Aslında birkaç ay önceye kadar araba almayı planlamıyordum fakat önümüzdeki yaz baba olacağımı öğrendiğim günden sonra ikinci el ilan sitelerinin müdavimi oldum. Gözüm hep yeni eklenen araba ilanlarında oldu. Arabalar hakkında pek bilgim yokken, bu süreçte birçok şey öğrendim. Onlarca kişiyle konuştum, onlarca kişiye danıştım. Sebeplerini dinleyince hak verdiğim tavsiyeler aldım. Aldığım tavsiyelerin de etkisiyle ikinci el araba alma konusunda kendimce bazı kriterler belirledim. Alacağım araba hatchback olmalıydı (bu tamamen zevk meselesi), değişen veya sonradan boyanmış bir parçası olmamalıydı, kilometresi 130.000’i geçmemiş olmalı ve herhangi bir hasar kaydı bulunmamalıydı. Mümkünse 2004’ten eski model olmamalı ve tercihen metalik gri renkli olmalıydı. Tüm bu kriterlerin üzerine fiyatı da 18.000 TL’yi geçmemeliydi.

Kriterlerimden ödün vermek istemiyordum ve bazı arkadaşlarım en az birinden vazgeçmezsem belirlediğim bütçeyle araba alamayacağımı söylüyorlardı. Şu anda işim gereği yaşamak zorunda olduğum şehir olan Van’da hem bütçeme hem kriterlerime uygun bir araba bulabilmek gerçekten zor. Şehir dışından araç almayı da hiç düşünmedim. İşi gücü bırakıp o kadar yol gittikten sonra hayal kırıklığına uğrama ihtimali beni bundan her zaman alıkoydu. Bu süreçte yaşadığım yere çok yakın bir okulda görev yapan bir öğretmenin ilanı gözüme takıldı. İlan, kriterlerimin birçoğuna uyuyordu. Yüz yüze ilk görüştüğüm kişi de o öğretmen oldu. Gri, 2004 model bir Hyundai Getz satıyordu fakat düşündüğüm fiyatın ve arabanın gerçek değerinin üzerinde para istediği ve pazarlığa pek sıcak bakmadığı için o arabayı almaktan vazgeçtim. Alıcı gözüyle yakından baktığım ve test sürüşü yaptığım ilk araba bir Hyundai Getz olmuştu. Arabayı gerçekten sevmiştim. O günden sonra tüm ilanları değerlendirmiş olsam da gözüm sürekli Getz ilanlarında oldu.

Geçen zamanda, sahibi tarafından hasar kaydı olmadığı iddia edilen ve sorgulamada 8 ayrı hasar kaydı çıkan bir tanesinden, parlak yeşil renkli bir tanesinden ve kilometresi çok yüksek bir tanesinden vazgeçtim. Her defasında sonuçları filtrelemek ve sıralamakla uğraşmak istemediğim için tarayıcımın yer işaretleri çubuğuna eklediğim “Van ilindeki son araba ilanları” linkine her aklıma geldiğinde tıklayıp yeni ilanları kontrol ettim. En son 23 Ocak 2015’te cuma namazından sonra ilanları listelediğimde fotoğrafsız bir Hyundai Getz ilanını gördüm ve hiç düşünmeden ilan sahibini aradım.

Aradığım arabayı sonunda buldum diye düşündüm. Muhtemelen ilan sahibini ilk arayan bendim çünkü henüz yarım saat önce kontrol ettiğimde sitede öyle bir ilan görmemiştim. Tahminim doğru çıktı ve araç sahibiyle ertesi gün görüşmek üzere anlaşıp görüşmeyi sonlandırdık. Aracın sahibi Devlet Hastanesinde çalışan bir sağlık memuruydu. Bu da aracı tercih etmem için bir sebep oldu. 28 Ocak 2015 Çarşamba günü gerekli kontrol ve satış işlemlerini yapmak için anlaştık ve anlaştığımız gün buluşup bir araba ekspertiz servisinde araca bir nevi “check-up” uyguladık. Bilgisayar destekli kontrol sisteminin verdiği sonuçlar 10 yaşında bir araç için oldukça tatmin ediciydi.

Sonuç itibariyle 2005 model, değişen veya sonradan boyanmış bir parçası bulunmayan, 125.000 kilometre yol gitmiş, 1.3 litre motorlu, benzin ve LPG’li, çelik jantlı ve gümüş gri bir Hyundai Getz’in yeni sahibi olmuş ve gerçekten sabırla beklenildiğinde, istenilen özelliklerde bir araba bulunabileceğini tecrübe etmiştim.

Bu yazıyı sevdiklerinle paylaş:FacebookTwitterWhatsApp
Yazan
Sezer İltekin
Yazıya bir yorum yap

38 Yorum