Günlük

Park Sensörü Macerası


Caddede, arkamda bekleyen beş – on tane araba varken, iki araba arasındaki küçük boşluğa güç bela park edip, arabadan indiğimde, arabanın arkasında kalan o dev boşluğu görmekten nefret ediyorum. Ha vurdum, ha vurucam diyerek, dikiz aynalarının o yanıltıcı yansımasıyla “en fazla birkaç santimetre kalmıştır” gerginliğinin ve arabadan indiğimde angut gibi kalmamın sebebidir o bir metrelik mesafe.

Bundan bir hafta – on gün önce, sanayide patlak fren lambasını yaptırırken, arabaya park sensörü takmanın ne kadara mâl olacağını sordum. 150 Liradan başlıyor dedi usta, yağlı fakat emek kokan tulumunun içinden. O an göz göze geldik. Ben ona “oha” der gibi, o da bana “işine gelirse” der gibi baktı. Hayırlı işler dileyip oradan ayrıldım.

Birkaç gün sonra, internetten park sensörü fiyatlarına bakmak aklıma geldi. Kısa bir Google aramasından sonra N11.com’da eli yüzü düzgün güzel bir park sensörünü kargo dahil 46 Liraya buldum. Arabayı park ederken arkamda kalan o boşluğun ruhumda yaratmış olduğu eziklikle, o gün hiç düşünmeden, fütursuzca satın aldım onu.

Park Sensörü Kutu İçeriği

Kutu İçeriği: 1 Adet Gösterge, 1 Adet Ana Kutu, 1 Adet Kırmızı Elektrik Kablosu, 1 Adet Delme Ucu, 4 Adet Sensör, 2 Adet Çift Taraflı Yapışkan Bant, 1 Adet Kullanım Kılavuzu

Kargo gelir gelmez hemen açıp, evdeki teleskobun 12 voltluk adaptörü ile denedim. Gayet güzel çalışıyordu meret. Böyle derli toplu görünce, bunu ben de takarım ne olacak dedim kendi kendime. Küçükken bir ara oto elektrikçide çalışmıştım. Elim tornavida tutuyordu. Ayrıca kocaman takım çantam ve canavar gibi şarjlı matkabım da vardı. Şimdi oturduğumuz eve taşındığımızda, koskoca gardrobu tek başıma bir günde kurduğumu da düşününce iyice gaza geldim. Elbette internetten nasıl takılıyor bir bakmam lazımdı.

İnternet öyle bir dünya ki aradığın her şeyi bulabiliyorsun. Nah bulabiliyorsun! Aradım, taradım, Google benim, Youtube senin, bir türlü Hyundai Getz’e Park Sensörü Nasıl Takılır konulu bir video, hatta bir fotoğraf karesi bulamadım. İnternette ne zaman bir şeyi bulamasam, gaza gelip, bulamadığım bilgiyi bir şekilde bir yere eklemek ve gelecek nesillere selam çakmak isterim. Bu defa yapıyorum sanırım.

İnternette hiçbir bilgi bulamayınca iş başa düştü. Tamponu delmek sorun değildi, kutu içeriğinde delme ucu, bende de şarjlı matkap vardı nasıl olsa. Sorun, sensör kablolarını bagajın içindeki kapalı kısıma alıp gerekli bağlantıları yapabilmekti. İlk olarak bagajı açıp nasıl yaparım diye düşündüm. Adamlar bagajı öyle bir tasarlamış ki, iç kısmına ulaşmak için tüm plastik kaplamayı sökmek gerekiyor. İlk bakışta ben bunu galiba yapamam diye düşündüm. İkinci aşamada ise sistemin göstergesini direksiyonun üzerinden görebileceğim şekilde konsolun üzerine yerleştirme işini nasıl yapacağıma karar vermek için konsola göz attım. Orası da bagajdan farksızdı. Son derece sıkışık ve tek parça gibi görünen bir konsol. İlk bakışta umutlarımın birçoğu suya düşmüştü. Galiba bu biraz usta işiydi.

Aradan iki gün geçince konsol ile şoför kapısı arasında kalan çıtayı tutup “çotanak!” diye yerinden çıkardım. Kabloyu buradan geçirecektim işte. Geçirdim ve kablonun kalanını da kapı fitillerinin içinden geçirip ucunu bagaja bıraktım. Ön taraftaki kurulum tamamdı bile. Ben bu işi yapacaktım. Bugün, yani perşembe günü izinli günüm olduğundan, kahvaltı sonrası saat 12:00 gibi işe giriştim.

IMG_20150326_120011Önce arka koltuklarını ikiye katlayıp ön koltukların arkasına yatırdım ve bagaj kısmını komple açmış oldum. Daha sonra bagajdaki sabit keçeyi kaldırarak onu da koltuklara yasladım. Böylece arabanın şasesi ortaya çıkmış oldu.

IMG_20150326_124331Bu fotoğrafı sağ arka kapıdan çektim. Stepne boşluğunda simit olarak tabir edilen LPG tankını görüyorsunuz. Her iki tarafta da geri vites lambası olduğu ve sistem gücünü geri vites lambasına giden kablodan alacağı için sensör kutusunu her iki tarafa da takabiliriz. Ben sol tarafı seçtim ve orada bulunan plastik bölmeyi alttaki 2 civatayı sökerek çıkarttım. (Aslında emniyet kemerinin civatasını, uygun anahtarım olmadığından sökemediğim için çıkartamadım fakat araya bir destek koyarak yeterli açıklığı sağladım.) Arabadaki plastik parçaların neredeyse tamamı, plastik tıpa gibi parçaların metal kısma geçmesiyle yerine oturtulmuş. O yüzden, burada hiç vida yok bu parça neden çıkmıyor diye düşünmeyin. Dengeli bir şekilde güç verirseniz “tıpa” dediğim (başka isim gelmiyor aklıma) perde kornişi gibi parçaların yerinden çıktığını görecek ve istediğiniz parçayı yerinden sökebileceksiniz.

Daha sonra sol arka stop lambasını söküp, iç taraftan sensör ana kutusuna gidecek olan kırmızı güç kablosunu geçirdim. Bu aksamın içinden geri vites lambasını çıkarıp, lambaya giden kırmızı ve siyah kabloların plastiğini dikkatli bir şekilde falçata ile kesip, güç kablosunu paralel olarak kırmızı kırmızıya, siyah siyaha gelecek şekilde bağlayıp bantladım.

IMG_20150326_125851

Güç kablosu hazır olduktan sonra, tüm kabloların üzerine takılacağı ana kutuyu, ürünle beraber gelen çift taraflı bant yardımıyla önceden silip temizlediğim düz bir alana yapıştırdım.

Sıra geldi en zevkli işe. Önce sensörleri tam olarak hangi kısma takacağıma karar vermem gerekiyordu. Kullanım kılavuzu ideal yüksekliğin 60 santim olduğunu söylese de benim araba ufak tefek ve yere yakın olduğundan, sensörleri ancak 50 santimlik bir yüksekliğe takabileceğime karar verdim. Bu yükseklik de tampon üzerindeki çıtaya denk geldi. Çıtanın bir ucundan mesafe alıp, göz kararı ilk sensörün yerini belirledim. Çıtanın sol başlangıcından 25 cm mesafeye işaret koydum. Aynı mesafeyi sağ taraftan da bıraktım. Ortadaki iki sensörün yerini, sağ ve soldaki sensörlerden bağımsız olarak belirledim. Tamponun tam ortasını referans alıp, ortaya yine 25’er santimlik aralar (toplam 50 cm) bırakmış oldum.

Delikleri açtıktan sonra sensörleri sırasıyla (soldan sağa A, B, C, D) deliklere yerleştirip, kablolarını aşağıda topladım. Sensör kablolarının ucunda bulunan etiketlerde, hangi kablonun hangi sensöre ait olduğunu anlamanızı sağlayan AAA, BBB şeklinde etiketler mevcut. Ana kutudaki girişlerde de bu harfler açık bir şekilde gösteriliyor. Bu da sensör göstergesinin, arkada bulunan engelin hangi tarafta (sağ ya da sol) olduğunu gösterebilmesi için önemli. Aksi halde, sensörler rastgele takılsa da sistem çalışır fakat sağ – sol göstergesinin bir anlamı olmaz.

Son olarak, arabanın altına yatarak tüm kabloları toplayıp, sol arka kısımda bulunan delikten içeri soktum ve daha önce orada bulunan tıpanın içinden geçirip kabloları sabitledim. Böylece tüm kabloları gerekli yerlere takarak sistemi çalışmaya hazır hale getirmiş oldum.

Ve mutlu son! 2 saat 30 dakikalık uğraşın sonunda park sensörleri canavar gibi çalışıyor. Boş damacanalarla sensörleri test ettim, 0,5 metre mesafe gösterdiğinde durup metre ile ölçüm yaptım ve tam 50 santimetre mesafe olduğunu gördüm. Harika!

Böylece, bir macerayı daha nihayetlendirmiş olmanın haklı gururuyla, damacanalarımı da alıp evime gittim. Meraklısı için araç 2005 Hyundai Getz 1.3. Az yakıyor, çok kaçıyor. Bu arada sensörleri takarken yanıma gelip meraklı gözlerle beni izleyen, kah takım çantamı karıştırıp, kah bana sorular soran iki akıllı çocuk Ali ve Semanur kardeşlere verdikleri destekten dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Her çocuk merak etsin, dünya daha güzel bir yer olsun!

Sevgiler.

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

2008 yılından bugüne tam 10 yıldır blog yazıyorum. Bilgisayar, hayatımın vazgeçilmez bir parçası. İmkanı olsa kod yazarak hayatını idame ettirmek isteyen, kamuda bilgi işlem sorumlusu olarak çalışan 30 yaşında bir adamım. Evliyim ve 3 yaşında Emir adında bir oğlum var. Bir tanesi lisans, dört tanesi önlisans olmak üzere birbiriyle ilgisiz 5 üniversite bölümünden mezun oldum. Şu anda Açıköğretim Web Tasarımı ve Kodlama bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Diploma biriktirmek için değil, ölmeden önce olabildiğince çok şey hakkında bilgi sahibi olabilmek için okuyorum. PHP, dronlar, fotoğrafçılık, karıncalar ilgi alanlarımdan bazıları. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

19 Yorum

  • Aynı dertten müzdarip biriyim. Yazınız ile bende gaza geldim. Sipariş verip acaba yarın işleme başlasam mı diye kendime gaz veriyorum şuanda. :)

    Yazınız gerçekten işi bilmeyen ve kendi başına halletmek isteyenlere açıklayıcı olmuş. Model vesaire farketmeksizin resimlere bakarak nasıl yapılacağı konusunda fikir edinebilir insanlar.

    Teşekkürler hocam güzel paylaşımınız için.

  • “Hyundai Getz’e Park Sensörü Nasıl Takılır” diye aratanları Google artık buraya yönledirecektir büyük ihtimal. Resmen bloglama teriminin hakkını veren, “deneyim” odaklı süper bir rehber çıkmış ortaya. :)

  • .sensor {margin: 0 25px 50px}

    Şu kadar mesafe bıraktım deyince aklıma direkt bu geldi Sezer Abi. :) Teknolojiden yararlanmak lazım, hayırlı uğurlu olsun.

  • Abi aslında, bahsettiğin durum hemen her acemi şoförün başına geliyor. İlk başlarda arabayı sürmekten çok park olayı sorundur. Özellikle senin de dediğin gibi kalabalık bir cadde içerisinde aman allahım :D Saniyede 1. vitesten R’ye dön sonra tekrar R’den 1’e dön :D Oldu mu olmadı mı şüphesi öldürüyor adamı! Park sensörü bu işin teknolojik yardımcısı elbette. Ben de babamın Albea’sında ilk olarak park sensörü ile tanıştım fakat onda seninki gibi gösterge yok sadece sesle çalışıyor. Çarptığında da ses geliyor zaten ama olsun :D Bu işe merak salanlara mutlaka faydalı olacak bir yazı hazırlamışsın.

  • aslında çok iyi olmuş bende yaptırmak istiyorum fakat tampon delinmesin istiyorum. yeni alacağım araba kesin bu park sensörünü arayacağım.teşekkürler

  • Yazdıklarınızı okuyarak bir cesaret aldım ve gittim satın aldım uygulamaya başladım ama sizin gibi 2.30 saatte değil 4 saatte taktım :)

      • Araba hakkinda bilgi amacli sorularim var size:arac otomatik sanirim vites gecisleri faln nasil sorun varmi lpg de kac tl yakiyor birde fiyatlar nasil 2 el faln

        • Araba otomatik değil, manuel. Vites geçişlerini söylememe gerek kalmadı sanırım. Sıralı sistem LPG mevcut. İlk çalıştığında araç benzin yakıyor ve 1 yıllık toplam yakıt masrafımı toplam mesafeye böldüğümde, kilometre başına 30 kuruş (şehir içi) gibi bir yakıt sarfiyatı mevcut. Tabii bunun benim kullanım şeklimle ve yakıtı sürekli Petrol Ofisi ve Opet gibi pahalı istasyonlardan almamla da ilgisi var. Araba 2005 model ve şu anda ikinci el piyasası 19 – 21 bin lira arasında.

  • Allah iyiliğinizi artırsın :)) aynı duyguları yaşayan biri olarak tarif şeklinize bayıldım,dün arkadaki arabaya herhalde bi karış kaldı diye ileri geri yapa yapa park ettim bi indim bi metre mesafe var :)) çok sinir bozucu bir durum. Harika bi paylaşım olmuş. zor olsada iyi kalmaya devam edin :)

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.