Eleştiri

Siz de bir sayfa açın!


Bugün blogküre’yi dolaşırken ilginç bir kampanya hareketine rastladım. İlk bakışta adı sanki, hayatımızda yeni bir sayfa açmak, güzel bir başlangıç yapmak gibi geldi bana. Siteye girince anladım ne olduğunu. Ülkemiz insanının okuma fukarası olduğunu yüzümüze vuran, vurması da gerçekten gerekli olan bir kampanya başlatılmış.
Adı “bir sayfa açın!”… Bu hareket Türkiye’deki okuma oranını arttırmak amaçlı başlanmış bir kampanya hareketi…

Ne kadar trajik bir çağrı var bu isimde. İstenilen şey, günde sadece bir sayfa okumamız. Ne okumamız gerektiğine, nasıl okumamız gerektiğine karışmıyor.Ve gerçekten trajik bir istatistik:

 – Türkiye’ de nüfusa oranla, günlük kişi başına ayrılan okuma süresi 13 saniyedir!

Diğer Avrupa Ülkelerinde bu süre 24 dakikaya kadar ulaşmaktaymış. Duruma bakar mısınız… Buna benzer çok istatistik var. İşte onlardan bazıları:


– Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan’da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye’de bu rakam 2000 – 3000 civarında basılmaktadır.

– Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye’de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.

– Türkiye’de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.

– Japonya’da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye’de sadece 23 milyon.

– Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu’nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.

– Japonya’da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa’da 7. Türkiye’de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.

– Türkiye’de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965′e göre 14 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965′in de altında kaldı.


Bu arkadaşların amacı, sticker, poster ve afişlerle bu insanlık ayıbını sert bir dille insanımızın yüzüne vurmaktır.
Biz de bu günden itibaren bir sayfa açın hareketini destekliyoruz.
Destekleriniz için: http://www.birsayfaacin.com

Yazar Hakkında | Sezer İltekin

2008 yılından bugüne tam 10 yıldır blog yazıyorum. Bilgisayar, hayatımın vazgeçilmez bir parçası. İmkanı olsa kod yazarak hayatını idame ettirmek isteyen, kamuda bilgi işlem sorumlusu olarak çalışan 30 yaşında bir adamım. Evliyim ve 3 yaşında Emir adında bir oğlum var. Bir tanesi lisans, dört tanesi önlisans olmak üzere birbiriyle ilgisiz 5 üniversite bölümünden mezun oldum. Şu anda Açıköğretim Web Tasarımı ve Kodlama bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Diploma biriktirmek için değil, ölmeden önce olabildiğince çok şey hakkında bilgi sahibi olabilmek için okuyorum. PHP, dronlar, fotoğrafçılık, karıncalar ilgi alanlarımdan bazıları. Daha fazlası için: Ben Neymişim »

2 Yorum

Yazı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


Önemli: Ticari (SEO) amaçlı yorum backlinkler cüzi bir ücret karşılığında onaylanmaktadır. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın.