blank

Muhteşem Bir Kararsızlık

Şu an acayip kararsızım. Kafamdaki ibre en ufak bir düşüncede bir kırmızı bir yeşil yanıyor. Bu yazıyı yazmaya da 30 saniye önce karar verdim. Tahminen 4 veya 5 yaşımdayken bana küçük, beyaz bir org alınmıştı. O küçük orgdan sonra nispeten biraz daha büyük bir org, sonra yarı profesyonel bir org, blok flüt, keman, yan flüt, melodika gibi enstrümanlarım oldu...

blank

Okullarda Okutulması Gereken Dersler

Eğitim sistemi sürekli değişiyor, yıllardır bu deneme yanılma döneminin içinden çıkamadık. Deneme yanılma, kişisel gelişim söz konusu olduğunda verimli bir yöntem olsa da toplumu ilgilendiren bir karar verileceği zaman -üzerinde deneme yapılacak nesne insan olduğu için- pek sağlıklı sonuç vermiyor. “Eğitim öğretim dönemi” okul çağındaki bir...

blank

2019 Özeti ve 2020 Hedeflerim

Yaşlandıkça daha anlamlı ve daha dolu yaşamaya çalışıyorum. Boş zamanlarında ne yaparsın diye bir soru var ya, ne saçma soruymuş, iyice anlıyorsun. Hepi topu kaç sene yaşayacağız ki? Hayatının başı ve sonu zaten senin kontrolün dışında geçiyor. 20 küsür yaşına kadar cebinde paran, 60 yaşından sonra da tam olarak sağlıklı bir bedenin yok. Bu ikisinin...

blank

Uludağ’da Kaybolan İki Amatör Dağcıya Dair Düşüncelerim

1 Aralık 2019 günü Uludağ’da zirve yürüyüşü için yola çıkan iki amatör dağcı Mert Alparslan ve Efe Sarp, bu yazıyı yazdığım gün itibarıyla tam 17 gündür kayıp durumdalar. Konuyu ilk günden bu yana kısıtlı kaynaklardan takip etmeye çalıştım. Kısıtlı diyorum çünkü bu olay Ekşi Sözlük dışında bildiğim herhangi bir mecrada yeterince yer bulmadı. Ekşi...

blank

Nakliyeci Cafer’in Savunması

En son iki sene önce taşınmıştım. Bu iki yıl içinde beni arayıp “yav sen bilirsin” diyen dayım ve iki arkadaşım için yaptığım Nakliyeci Cafer’i arayıp fiyatı 100-150 lira aşağı çekme görevi hariç taşınmadım. Nakliyeci Cafer her seferinde kim olduğumu soruyor, kim olduğumu söyleyince de “ha buyur Sezer abi” diye cümleye başlıyor...

blank

Ne Diyelim?

Uzun zaman oldu farkındayım. Son yazımı on ay önce yazmamışım gibi “merhaba arkadaşlar, kanalıma hoş geldiniz” tadında yazmaya başlarsam ayıp olur. Önce biraz günah çıkartayım. Bu satırları yazarken, yorucu bir şehirlerarası otobüs yolculuğu sonrası evime gelip, pencereyi açıp yatağıma sırt üstü uzanmış gibi hissediyorum. Buraları özlemişim...